top of page

Yüksekte Çalışmada Risk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Kısa cevap: Risk değerlendirmesi tehlikeyi tanımlar, olasılık ve şiddeti puanlar ve riski önce toplu korumayla, ancak sonrasında kişisel koruyucu donanımla kabul edilebilir seviyeye indirir.

Yüksekte çalışma öncesi yapılan risk değerlendirmesi, sahaya çıkmadan önce atılan en önemli adımdır. Bu değerlendirme kağıt üzerinde bir formalite değil, hangi tehlikelerin can kaybına yol açabileceğini önceden görme çalışmasıdır. Aşağıda bu sürecin nasıl kurulduğunu, hangi mantıkla ilerlediğini ve ne zaman tekrarlanması gerektiğini anlatıyoruz.

Tehlike ile risk arasındaki fark

Sahada en çok karıştırılan iki kavram tehlike ve risktir. Tehlike, zarar verme potansiyeli taşıyan kaynak veya durumdur. Bir çatı kenarı, gergin olmayan bir yaşam hattı, ıslak bir yüzey, elektrik hattına yakın bir çalışma noktası; bunların hepsi tehlikedir. Tehlike var olduğu sürece orada durur, kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Risk ise bu tehlikenin gerçek bir kazaya dönüşme olasılığı ile o kazanın sonucunun ağırlığının birleşimidir. Aynı çatı kenarı tehlikesi, korkuluk konulmuş bir binada düşük risk taşırken, korkuluksuz ve trafik yoğun bir alanda yüksek risk taşır. Risk değerlendirmesinin işi, tehlikeyi ortadan kaldırmak değil; tehlikenin kazaya dönüşme ihtimalini ve dönüştüğünde ortaya çıkacak zararı ölçüp buna göre önlem seçmektir. Bu ayrımı netleştirmeden yapılan her değerlendirme, kağıt üzerinde kalır ve sahadaki gerçek durumu yansıtmaz.

Riskten kaçınma hiyerarşisi

  • 1. Tehlikeyi ortadan kaldır. İşi yükseğe çıkmadan, yerden yapmanın yolunu arayın.

  • 2. İkame et. Daha az riskli bir yöntem veya ekipman seçin.

  • 3. Toplu koruma kur. Korkuluk, güvenlik ağı, platform, boşluk kapağı.

  • 4. Kişisel koruyucu donanım. Kemer, lanyard, düşüş durdurucu.

Kişisel koruyucu donanım son çaredir, ilk çare değil. Denetimde en sık yazılan uygunsuzluk bu sıranın atlanmasıdır.

Yüksekte çalışmaya özgü tehlike listesi

Yüksekte çalışmanın kendine özgü bir tehlike seti vardır ve bu set genel iş güvenliği tehlikelerinden ayrı ele alınmalıdır. Düşme, bu listenin başında gelir; hem kişinin kendisinin düşmesi hem de yukarıdan düşen malzeme veya alet nedeniyle aşağıdaki kişilerin yaralanması ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ekipman arızası da ayrı bir tehlike kalemidir: yıpranmış halat, çatlamış karabina, kilitlenmeyen ascender, süresi dolmuş veya darbe almış ekipman bu kategoriye girer.

Bunların dışında dikkate alınması gereken tehlikeler şunlardır:

  • Sarkaç etkisi ile yapıya veya kenara çarpma

  • Askıda kalma sendromu; düşme sonrası dik pozisyonda hareketsiz asılı kalmanın kan dolaşımı üzerindeki etkisi

  • Keskin kenar, sürtünme yüzeyi veya köşe nedeniyle halatın kesilmesi

  • Hava koşulları; rüzgar, yağmur, don, sıcaklık ekipman performansını ve kullanıcı konsantrasyonunu etkiler

  • Elektrik hatlarına yakınlık

  • Kurtarma planının olmaması veya kurtarma ekibinin yetersizliği

  • İletişim kopukluğu; özellikle çoklu ekip ile çalışılan geniş cephelerde

  • Yorgunluk ve dikkat dağınıklığı, uzun süreli asılı pozisyonda çalışma sonucu

Bu liste sahaya, yapıya ve işin türüne göre genişler. Bir bina cephesinde geçerli olan tehlike listesi, bir baca içi çalışmasında veya rüzgar türbini kanadında farklılaşır. Değerlendirmeyi yapan kişi, genel bir şablonu kopyalamak yerine kendi sahasını fiilen gezmeli ve tehlikeleri yerinde tespit etmelidir.

5x5 matris ile puanlama

Tehlikeler tespit edildikten sonra bunların risk düzeyi puanlanır. Yaygın kullanılan yöntemlerden biri 5x5 matristir. Bu yöntemde olasılık 1'den 5'e, şiddet de 1'den 5'e kadar puanlanır; ikisinin çarpımı risk skorunu verir. Olasılık ölçeğinde 1 "neredeyse hiç gerçekleşmez", 5 ise "neredeyse kesin gerçekleşir" anlamına gelir. Şiddet ölçeğinde 1 hafif yaralanma, 5 ise ölüm veya kalıcı sakatlık anlamına gelir. Bu iki eksenin çarpımından çıkan sayı, riskin düşük, orta, yüksek veya kabul edilemez kategorisine yerleştirilmesini sağlar.

Matrisin gücü, öznel "tehlikeli" veya "tehlikeli değil" yargısını sayısal ve karşılaştırılabilir bir ölçeğe dönüştürmesindedir. Örneğin gevşek bir halat sabitleme noktası hem yüksek olasılık hem yüksek şiddet taşıdığından matriste üst köşede yer alır ve acil müdahale gerektirir. Buna karşılık nadiren kullanılan bir merdivenin hafif paslanması, düşük olasılık ve düşük şiddet kombinasyonuyla matrisin alt köşesinde kalabilir ve rutin takip listesine girer. Önemli olan, puanlamanın kişinin o günkü ruh haline göre değil, sahadaki gerçek gözleme göre yapılmasıdır. Puanlama tek kişinin masabaşı kararı olmamalı; sahayı bilen deneyimli personelin görüşü alınmalıdır.

Riskten kaçınma hiyerarşisi: eleme, ikame, toplu koruma, KKD

Risk puanlandıktan sonra sıra önleme yöntemini seçmeye gelir. Bu seçim rastgele yapılmaz; uluslararası kabul görmüş bir hiyerarşiye göre ilerler. Hiyerarşinin en üstünde eleme yer alır: tehlikeyi işin tasarımından tamamen çıkarmak. Örneğin bir bakım işini yerden yapılabilecek şekilde yeniden tasarlamak, kişiyi hiç yükseğe çıkarmadan riski sıfırlar. Bu her zaman mümkün olmasa da, planlama aşamasında sorulması gereken ilk sorudur.

Eleme mümkün değilse ikame gelir; daha az tehlikeli bir yöntem veya ekipmanla işi yapmak. Örneğin sabit bir platform yerine mobil platform kullanmak, ya da tırmanma gerektiren bir işlemi teleskopik bir araçla yapmak ikame örneğidir. İkame de mümkün değilse toplu koruma devreye girer; korkuluk, güvenlik ağı, bariyer gibi tek bir kişiye değil, o alanda çalışan herkese hizmet eden önlemlerdir. Hiyerarşinin en altında KKD yani kişisel koruyucu donanım bulunur; tam vücut kemeri, iple erişim ekipmanı, düşüş durdurucu gibi kişiye özel donanımlar. KKD en son sıradadır çünkü doğru kullanım kullanıcının eğitimine, disiplinine ve o günkü dikkatine bağlıdır; bu da onu diğer önlemlere göre daha kırılgan yapar.

Bu yazıda anlatılan ekipmanlardan örnekler

KONG Mouse Work 385gr Yüksekte Çalışma ve Endüstriyel Güvenlik Kaskı 52-64 cm
KONG Mouse Work+ NFC 405gr Yüksekte Çalışma ve Endüstriyel Güvenlik Kaskı 52-64
KONG Mouse Work 385gr Yüksekte Çalışma ve Endüstriyel Güvenlik Kaskı 52-64 cm

Toplu koruma neden KKD'den önce gelir

Toplu korumanın KKD'den önce tercih edilmesinin nedeni basittir: toplu koruma kullanıcının davranışından bağımsız çalışır. Bir korkuluk, altında çalışan kişi onu fark etsin ya da etmesin, doğru takılsın ya da takılmasın orada durur ve düşmeyi engeller. Buna karşılık bir tam vücut kemeri, kişi onu doğru takmazsa, karabinayı doğru kilitlemezse veya bağlantı noktasını yanlış seçerse işlevini yerine getirmez. KKD'nin etkinliği, insan hatasına açık bir zincire bağlıdır; toplu korumanın etkinliği ise yapısal ve süreklidir.

Bu, KKD'nin değersiz olduğu anlamına gelmez. Toplu korumanın fiziksel olarak kurulamadığı, örneğin cephe çalışması, baca içi çalışma veya iple erişim gerektiren işlerde KKD tek gerçekçi seçenek haline gelir. Ama doğru sıralama şudur: önce toplu koruma kurulabilir mi diye sorulur, kurulamıyorsa gerekçesiyle birlikte KKD'ye geçilir. Bu gerekçelendirme, değerlendirme raporunun en kritik kısmıdır çünkü "neden KKD kullandık" sorusunun cevabını verir. İple erişim sistemlerinde kullanılan KKD, EN 363 standardında tarif edilen kişisel düşme önleme sistemleri mantığına göre kurulur; sistemin ankraj noktasından bağlantı elemanına, halattan kemer bağlantısına kadar her bileşeni birbirini tamamlayacak şekilde seçilmelidir. Tek bir bileşenin standarda uygun olması yetmez, sistemin bütünü uyumlu çalışmalıdır.

Kalan risk ve kabul edilebilir seviye

Hiçbir önlem riski sıfıra indirmez. Eleme, ikame, toplu koruma ve KKD uygulandıktan sonra geriye kalan risk, "kalan risk" olarak adlandırılır ve bu risk her zaman sıfırdan büyüktür. Değerlendirmenin son adımı, bu kalan riskin kabul edilebilir bir seviyede olup olmadığına karar vermektir. Kabul edilebilir seviye, işin türüne, çalışan sayısına ve kurumun risk toleransına göre değişir; bu nedenle sabit bir sayı vermek yanıltıcı olur. Önemli olan, kalan riskin bilinçli bir şekilde kabul edilmesi, göz ardı edilmemesidir.

Kalan risk kabul edilebilir bulunmuyorsa, hiyerarşiye geri dönülür ve ek önlem aranır; belki ikinci bir emniyet halatı eklenir, belki gözlemci personel sayısı artırılır, belki çalışma saatleri hava koşullarına göre yeniden planlanır. Değerlendirmeyi imzalayan kişi, kalan riski üstlenen kişidir; bu nedenle imza atmadan önce "bu koşullarda kendi ekibimi bu işe gönderir miyim" sorusunu kendine sormalıdır. Kağıt üzerinde düşük görünen bir risk, sahada farklı bir gerçeklikle karşılaşabilir; bu yüzden değerlendirme sahadan kopuk, sadece ofiste yazılan bir belge olmamalıdır.

Değerlendirmenin yenilenmesi gereken durumlar

Risk değerlendirmesi tek seferlik bir belge değildir; koşullar değiştiğinde geçerliliğini kaybeder. Hava durumunun değişmesi, özellikle rüzgar hızının artması veya yağışın başlaması, değerlendirmenin gözden geçirilmesini gerektirir. Kullanılan ekipmanın değişmesi, örneğin farklı bir halat tipine veya farklı bir ankraj sistemine geçilmesi de aynı şekilde yeniden değerlendirme ister; çünkü her ekipmanın kendi kullanım sınırları ve uyumluluk gereksinimleri vardır.

Çalışma alanının değişmesi, yeni bir personelin sahaya dahil olması, önceki bir olay veya ramak kala vakasının yaşanması da değerlendirmeyi tetikleyen durumlardır. Ramak kala olayları özellikle önemlidir çünkü kaza gerçekleşmeden önce sistemin nerede zayıf olduğunu gösterir; bu sinyali görmezden gelmek bir sonraki seferde gerçek bir kazaya dönüşme ihtimalini artırır. Uzun süreli projelerde belirli aralıklarla periyodik gözden geçirme yapılmalı, kısa süreli işlerde ise her yeni sahaya girişte değerlendirme baştan yapılmalıdır. Değerlendirmeyi güncel tutmak, onu ilk defa yazmaktan daha zor bir disiplindir; ama sahadaki gerçek güvenliği belirleyen de budur.

İlgili ürün kategorileri

Sık Sorulan Sorular

Yüksekte çalışma risk değerlendirmesinde neler yazılır?

Yüksekte çalışma risk değerlendirmesinde işin tanımı, düşme, malzeme düşmesi gibi tehlikeler, bu tehlikelerin olasılık ve şiddet puanlarıyla risk skoru, mevcut önlemler ve alınması gereken ek önlemler yazılır. Ayrıca sorumlu kişi, uygulama tarihi ve gözden geçirme periyodu da belirtilir.

Korkuluk mu emniyet kemeri mi önce gelir?

Korkuluk gibi toplu koruma önlemleri önce gelir, emniyet kemeri gibi kişisel koruyucu donanım ise ancak toplu korumanın uygulanamadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda devreye girer. Bu sıralama, tehlikeyi kaynağında ortadan kaldırmayı önceliklendiren risk yönetimi hiyerarşisinden gelir.

Risk değerlendirmesini kim hazırlar?

Risk değerlendirmesini iş güvenliği uzmanı, işveren ve varsa işyeri hekimi birlikte hazırlar. Uygulamada çalışanların ve saha gözetmenlerinin görüşleri de sürece dahil edilerek değerlendirme gerçek koşullara uygun hale getirilir.

Kaynaklar

Önemli

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve eğitim yerine geçmez. Yüksekte çalışma ekipmanları yalnızca eğitimli kişiler tarafından, üreticinin kullanma talimatına uygun olarak kullanılmalıdır. Mevzuat hükümleri değişebilir; uygulama öncesinde yürürlükteki güncel metni doğrulayın.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page