top of page

6331 Sayılı İSG Kanunu Yüksekte Çalışma İçin Ne Diyor?

Kısa cevap: 6331 sayılı Kanun işverene risk değerlendirmesi, KKD temini, eğitim ve acil durum planı yükümlülüğü getirir; yüksekte çalışmanın ayrıntıları Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği ile düzenlenir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Türkiye'de iş güvenliğinin çatı yasasıdır. Yüksekte çalışma başlı başına bir madde olarak düzenlenmez; kanun genel yükümlülükleri koyar, ayrıntılar Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği ve ilgili teknik düzenlemelerle şekillenir. Bu yazıda kanunun yüksekte çalışan işveren ve çalışanları doğrudan ilgilendiren maddelerini madde madde açıklıyoruz.

6331 sayılı Kanun'un kapsamı ve yüksekte çalışmaya bakan maddeleri

6331 sayılı Kanun, kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin hemen tüm işyerlerini ve çalışanları kapsar. Yüksekte çalışma için ayrı bir bölüm veya özel bir madde yoktur; kanun risk esaslı bir yaklaşım benimser ve tehlikenin türüne bakmaksızın işverene genel bir güvenlik borcu yükler. Bu borcun içine düşme riski taşıyan her faaliyet girer: çatı işleri, cephe çalışması, direk üzerinde bakım, vinç ve iskele işleri, bina cephesinde yaşam hattı kurulumu gibi.

Kanunun yüksekte çalışmayla en çok kesişen maddeleri; işverenin genel yükümlülüğünü düzenleyen madde, risk değerlendirmesini zorunlu kılan madde, kişisel koruyucu donanım temini ile ilgili madde, çalışanın eğitim hakkı ve çalışmaktan kaçınma hakkına ilişkin maddelerdir. Bu maddelerin teknik uygulaması ise ayrı bir yönetmelik olan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ile Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik üzerinden yürür. Dolayısıyla saha ekibinin hem kanunu hem bu iki yönetmeliği birlikte bilmesi gerekir; sadece kanun metnini okumak yüksekte çalışma pratiği için yeterli değildir.

Yüksekte çalışmayı ilgilendiren temel düzenlemeler

Düzenleme

Neyi getirir

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

Risk değerlendirmesi, eğitim, KKD temini ve acil durum planlaması yükümlülüğü

Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği

Yüksekte çalışma tanımı, toplu koruma önceliği, korkuluk ve ağ şartları

Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği

KKD kategorileri, CE işareti ve uygunluk beyanı

KKD'lerin İşyerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik

İşverenin KKD seçme, sağlama, eğitim verme ve bakım yükümlülüğü

İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği

Periyodik kontrol ve kayıt zorunluluğu

Mevzuat metinleri değişebilir. Uygulama öncesinde yürürlükteki güncel hâli mevzuat.gov.tr üzerinden doğrulanmalıdır.

İşverenin genel yükümlülüğü: riskten kaçınma hiyerarşisi

Kanun, işverene "işyerinde alınması gereken sağlık ve güvenlik tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanmasını sağlamak, bu tedbirlere uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemek" gibi genel bir sorumluluk yükler. Bu sorumluluğun içinde bir öncelik sırası vardır ve bu sıra tesadüfi değildir: önce tehlikenin kaynağında yok edilmesi, sonra tehlikeli olanın daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi, ardından toplu koruma tedbirlerinin bireysel koruma tedbirlerine göre önceliklendirilmesi beklenir. Yüksekte çalışmaya uyarlarsak bu hiyerarşi şu şekilde işler: önce işi yüksekte yapmadan yerden yapmanın bir yolu var mı diye bakılır, yoksa korkuluk, platform, iskele gibi kolektif koruma önlemleri değerlendirilir, ancak bunlar mümkün değilse kişisel düşme önleme veya düşme durdurma ekipmanı devreye girer.

Bu hiyerarşinin pratikteki karşılığı şudur: bir işveren doğrudan çalışana "kemer tak, çık" diyerek yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmaz. Önce alternatif çalışma yöntemleri değerlendirilmeli, o da mümkün değilse toplu korumaya (parapet, güvenlik ağı, sabit korkuluk) bakılmalı, kişisel koruyucu donanım en son çare olarak kullanılmalıdır. Denetimlerde sıkça karşılaşılan eksiklik, işverenin bu sırayı hiç değerlendirmeden doğrudan kişisel koruyucu donanıma geçmesidir. Kanun metninde bu sıra açıkça yazsa da uygulamada çoğu işyeri risk değerlendirmesi yapmadan doğrudan ekipman tedarikine yönelir; bu, kanunun ruhuna aykırıdır ve denetimde eksik bulunma riskini artırır.

Risk değerlendirmesi zorunluluğu ve yenilenme süreleri

6331 sayılı Kanun, işverene işyerinde risk değerlendirmesi yapma veya yaptırma zorunluluğu getirir. Risk değerlendirmesi tek seferlik bir kağıt işi değildir; işyerinde kullanılan ekipman, çalışma ortamı, çalışma yöntemi veya iş kazası tecrübesi değiştiğinde yenilenmesi gerekir. Yüksekte çalışma söz konusu olduğunda risk değerlendirmesinin düşme yüksekliği, çalışma yüzeyinin durumu, hava koşulları, çapa noktalarının uygunluğu, kurtarma senaryosu gibi unsurları somut biçimde ele alması beklenir; genel geçer ifadelerle doldurulmuş bir belge, gerçek bir risk değerlendirmesi sayılmaz.

Risk değerlendirmesinin yenilenme sıklığı işyerinin tehlike sınıfına göre değişir; bu sürelerle ilgili güncel ve kesin rakamlar için İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği'ne bakılmalıdır. Burada önemli olan nokta, yenilemenin sadece takvime bağlı olmadığıdır: yeni bir ekipman alındığında, çalışma yöntemi değiştiğinde, bir yaşam hattı sistemi kurulduğunda veya kurulu sistemde bir değişiklik yapıldığında risk değerlendirmesinin gözden geçirilmesi gerekir. IRATA yöntemiyle ip erişimi yapılan bir cephede kullanılan sistem değiştiğinde -örneğin ankraj sayısı, yedekli sistem kurgusu veya kurtarma planı değiştiğinde- risk değerlendirmesinin de güncellenmesi kanunun ruhuna uygun olan yaklaşımdır.

KKD temin etme ve kullandırma yükümlülüğü

Kanun, işverene kişisel koruyucu donanımı temin etme, bakımını yaptırma ve gerektiğinde yenileme yükümlülüğü yükler. Yüksekte çalışmada bu yükümlülük somut olarak tam vücut kemeri, bağlantı halatı, enerji sönümleyici, karabina, ankraj bağlantı elemanı gibi ekipmanların temin edilmesi anlamına gelir. Ancak temin etmek tek başına yeterli değildir; bu ekipmanların ilgili EN standartlarına uygun, CE işaretli, kullanım kılavuzuyla birlikte verilmiş ve periyodik muayeneden geçmiş olması gerekir. Örneğin bir düşme durdurma sistemi kurulurken sistemin bütünü -kemer, bağlantı elemanı, enerji sönümleyici, ankraj- EN 363 standardında tarif edilen sistem mantığına uygun şekilde bir araya getirilmelidir; tek parçanın uygun olması sistemin bütününü güvenli yapmaz.

İşveren, KKD'yi verirken çalışana kullanımı hakkında bilgi ve eğitim vermekle de yükümlüdür. Bir tam vücut kemerini teslim edip "tak" demek yükümlülüğü karşılamaz; çalışanın kemerin doğru ayarlanması, bağlantı noktalarının doğru kullanımı, ekipmanın ne zaman devre dışı bırakılması gerektiği konusunda bilgilendirilmesi gerekir. Ayrıca KKD'nin periyodik kontrolünün kimin tarafından, ne sıklıkla yapılacağı işyerinde yazılı olarak belirlenmeli ve kayıt altına alınmalıdır. Denetimlerde en sık karşılaşılan eksikliklerden biri, ekipmanın var olması ama muayene kaydının bulunmamasıdır; ekipmanın varlığı tek başına yükümlülüğü yerine getirmiş saymaz.

Bu yazıda anlatılan ekipmanlardan örnekler

KONG Mouse Work 385gr Yüksekte Çalışma ve Endüstriyel Güvenlik Kaskı 52-64 cm
KONG Kit Ple Pro Yükseltici Yüksekte Çalışma Platformu Düşüş Durdurucu Set Kiti
KONG Mouse Work 385gr Yüksekte Çalışma ve Endüstriyel Güvenlik Kaskı 52-64 cm

Çalışanın hakları ve çalışmaktan kaçınma hakkı

6331 sayılı Kanun, çalışana ciddi ve yakın tehlike durumunda çalışmaktan kaçınma hakkı tanır. Bu hak yüksekte çalışma için özellikle önemlidir çünkü düşme riski taşıyan işlerde "ciddi ve yakın tehlike" kavramı somut ve sık karşılaşılan bir durumdur: hasarlı bir ankraj noktası, arızalı bir kemer, şiddetli rüzgar, ıslak ve kaygan bir çalışma yüzeyi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Çalışan, böyle bir durumda iş sağlığı ve güvenliği kuruluna veya işverene başvurarak durumun tespit edilmesini isteyebilir; talep incelenene kadar çalışan çalışmaktan kaçınabilir ve bu süre boyunca çalışanın ücreti ve diğer hakları etkilenmez.

Bu hakkın kağıt üzerinde kalmaması için sahada gerçek bir kültür gerekir. IRATA sertifikalı bir ekipte "durdur" yetkisi genellikle her teknisyene aittir; bir tekniker sistemde bir sorun gördüğünde işi durdurabilmelidir, bu yalnızca kanunun tanıdığı bir hak değil aynı zamanda iple erişim disiplininin de temel prensibidir. İşverenin buradaki asıl sorumluluğu, çalışanın bu hakkı kullanmasından dolayı olumsuz bir sonuçla karşılaşmayacağını güvence altına almaktır. Uygulamada bazı işyerlerinde çalışanın "işi durdurdum" dediği anda baskı görmesi, kanunun tanıdığı hakkı fiilen işlevsiz bırakır; bu durum hem hukuki hem de fiili bir risktir.

İdari para cezaları: hangi eksik ne kadara mal olur

6331 sayılı Kanun, işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda idari para cezası öngörür. Risk değerlendirmesi yapmamak, KKD temin etmemek, eğitim vermemek, acil durum planı hazırlamamak gibi eksiklikler ayrı ayrı ceza kalemleridir ve bu cezalar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir. Güncel ve kesin tutarlar için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ilgili yıla ait tebliğine veya kanunun ilgili maddesine bakılmalıdır; bu yazıda güncel rakam vermek yerine sistemin mantığını anlatmayı tercih ediyoruz çünkü tutarlar sık değişir ve yanlış bir rakam okuyucuyu yanıltabilir.

Cezaların büyüklüğünden bağımsız olarak asıl önemli olan nokta, bir iş kazası sonrasında idari para cezasının en küçük risk olduğudur. Yüksekte çalışmada bir düşme kazası ölüm veya kalıcı sakatlıkla sonuçlanabilir; bu durumda işveren idari para cezasının yanında cezai soruşturma, tazminat davası ve işletme itibarı kaybı gibi çok daha ağır sonuçlarla karşılaşır. Bu yüzden idari para cezası tablosunu bir "maliyet hesabı" olarak değil, eksikliklerin ne kadar ciddiye alındığının bir göstergesi olarak okumak gerekir. Denetimlerde en sık ceza kesilen kalemler arasında risk değerlendirmesinin bulunmaması, KKD'nin periyodik muayenesinin yapılmamış olması ve çalışana yüksekte çalışma eğitiminin verilmemiş olması yer alır.

Alt işveren ve asıl işveren sorumluluğu

Yüksekte çalışma işleri Türkiye'de büyük ölçüde alt işveren -taşeron- ilişkisiyle yürütülür; bina cephesi temizliği, yaşam hattı montajı, çatı bakımı gibi işler genellikle asıl işverenin kendi bünyesinde değil, bu alanda uzmanlaşmış bir alt işverene yaptırılır. 6331 sayılı Kanun bu ilişkide sorumluluğu tek tarafa yıkmaz; asıl işveren ile alt işveren, alt işverenin çalışanlarının sağlığı ve güvenliği konusunda birlikte sorumludur. Bu, asıl işverenin "işi taşerona verdim, sorumluluk onda" diyerek geri çekilemeyeceği anlamına gelir.

Uygulamada asıl işveren, alt işverenin iş sağlığı ve güvenliği yönünden yeterliliğini denetlemek, sahada koordinasyonu sağlamak ve ortak alanlarda oluşabilecek riskleri birlikte değerlendirmekle yükümlüdür. Örneğin bir binada hem cephe temizliği yapan bir ip erişim ekibi hem de aynı anda cephede başka bir taşeronun iskele kurduğu bir senaryoda, iki ekibin birbirinin çalışma alanına düşürebileceği malzeme veya oluşturabileceği tehlike, asıl işverenin koordinasyon yükümlülüğü kapsamındadır. Alt işveren seçerken sadece fiyat değil, IRATA gibi bir sertifikasyon sistemine üyelik, düzenli KKD muayene kaydı, yazılı risk değerlendirmesi ve kurtarma planı gibi somut belgeler istenmelidir; bu belgelerin varlığı hem asıl işvereni hem de sahada çalışan teknisyeni korur.

İlgili ürün kategorileri

Sık Sorulan Sorular

6331 sayılı Kanun yüksekte çalışmayı nasıl tanımlar?

6331 sayılı Kanun'da yüksekte çalışmaya ilişkin ayrı ve özel bir tanım yer almaz. Kanun, işverene genel olarak risk değerlendirmesi yapma, gerekli KKD'yi temin etme, eğitim verme ve acil durum planı hazırlama yükümlülüğü getirir; yüksekte çalışmanın teknik tanımı ve ayrıntıları Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği gibi alt mevzuatla düzenlenir.

Emniyet kemeri vermeyen işverene ne ceza uygulanır?

6331 sayılı Kanun'da KKD temin etmeyen işverenlere idari para cezası öngörülmüştür; ancak somut ceza tutarını burada vermek doğru olmaz çünkü miktarlar yıllara göre yeniden değerleme ile güncellenmektedir. Kesin ve güncel rakam için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ilgili yıl tebliğine veya kanunun ilgili maddesine bakılmalıdır. Cezanın yanı sıra iş kazası halinde işverenin hukuki ve cezai sorumluluğu da doğabilir.

Risk değerlendirmesi kaç yılda bir yenilenir?

Risk değerlendirmesi, tehlike sınıfına göre değişen periyotlarla yenilenir; çok tehlikeli işyerlerinde daha sık, az tehlikeli işyerlerinde daha seyrek aralıklarla tekrarlanır. Ayrıca işyerinde önemli değişiklik olması, iş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmesi gibi durumlarda süre beklenmeksizin yeniden yapılması gerekir. Kesin süreleri belirten yönetmelik hükümlerine bakılması önerilir.

Çalışan yüksekte çalışmayı reddedebilir mi?

Evet, çalışan gerekli koruyucu ekipman sağlanmadığında veya ciddi ve yakın tehlike bulunduğunda yüksekte çalışmayı reddedebilir. 6331 sayılı Kanun, çalışana ciddi ve yakın tehlike durumunda işi bırakma ve güvenli bir yere çekilme hakkı tanır; bu hakkını kullanan çalışanın hakları kısıtlanamaz.

Kaynaklar

Önemli

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve eğitim yerine geçmez. Yüksekte çalışma ekipmanları yalnızca eğitimli kişiler tarafından, üreticinin kullanma talimatına uygun olarak kullanılmalıdır. Mevzuat hükümleri değişebilir; uygulama öncesinde yürürlükteki güncel metni doğrulayın.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page